Derya Sazak Köşe Yazısı , Milliyet
14 Temmuz 1995
Soykırımın Böylesini Tarih Yazmadı
Bosna ölüyor, Batı dünyası kahredici bir umursamızlıkla çağın
en büyük soykırımını seyretmeye devam ediyor.
Srebrenica düşmeden önce yaşanan sahneler akıllara durgunluk vericidir.
Sözde güvenli bölgeyi koruyan Hollandalı askerlerden birisinin
vurulması üzerine havalanan uçaklar sırp tankları ile oyalanırken,
koca kent düştü.
Bölgedeki barış gücü askeri açıdan alay konusudur.
Geçenlerde Sırplar tarafından düşürülen F-16 uçağının Amerikalı pilotunun
kahramanlığının, “Forrest Gump”dan farksız olduğu İngiliz kaynaklarınca
işlenmeye başlandı.
Düşen uçağın pilotunun marifetlerini göklere çıkaran,
NATO gücünü kullanmak için Hollandalı yada Fransız askerlerin ölümünü
bekleyen Batı dünyası Srebrenica faciasından sonra Bosnada zavallı duruma
düştüklerini artık itiraf etmektedir.
20 binden fazla sivil mülteci, Sırpların canlı hedefi haline düşürüldükten
sonra bile çözümsüzlüğün girdabından kurtulamayan BM’nin görünürdeki
tek çabası Barış Gücü askerlerini bölgeden sağ salim çekebilmekten ibarettir.
BM’nin bu sefalatine İkinci Dünya Savaşı’nın sona erişinin 50. yıl kutlamaları ile
aynı dönemde tanık olunması ayrıca dramatiktir.
Dünya Nazi katliamını elbette unutmayacaktır. Ama bugün Bosnada tanık olunan
soykırım Hitlerin yaptıklarından daha mı acımasızdır?
Sahi Avrupa Parlamentosu bu insanlık dışı görüntülerle ne kadar ilgilenmektedir?
Fransa Cumhurbaşkanı Chirac’ın konuştuğu oturumu televizyondan izleyenler
farketmiştir, Parlamenterlerin bir bölümü Fransa’nın Pasifikteki nükleer denemelerini
protesto amacı ile Chirac’ın katıldığı toplantıyı şemsiye açarak izlediler.
Sosyalist grup üyeleride mini pankartlarla Fransa’nın tutumunu kınadılar.
Çevreye yönelik bu duyarlılığı keşke, Bosnada işlenen insanlık suçu nedeniylede
görebilseydik. Nedense, Avrupa kendi uygarlık sınırları içerisindeki bu vahşete
gereken ilgiyi bir türlü gösteremiyor. Önemli olan katliamları zamanında
durdurabilmektir, yoksa sonradan soykırım müzeleri açmanın göz göre göre
ölüme sürüklenen insanlara bir faydası dokunmayacaktır.
İnsanlık İkinci Dünya Savaşı’ndaki Nazi katliamından ders almış olsaydı,
bugün Bosna-Hersek topraklarındaki, Çeçenistan’daki soykırımlar yaşanmazdı.
Sözde Lahey’deki Savaş Suçluları Mahkemesi Bosna sanıklarını yargılayacaktı!
Hepsi lafta kaldı.
Fransa Cumhurbaşkanı Chirac ülkesinin, Srebrenicayı geri almak için düzenlenecek
askeri operasyona katılmaya hazır olduğu bildirmiş.
Almanya Başbakanı Helmut Kohl de Chirac ile aynı görüşleri paylaştığını söyleyerek
sivillere insanı yardım yapabileceklerini açıklamış.
Çok geç değil mi?
Ya Amerikaya ne demeli?
Onlar hala Körfez Savaşı’nın Rant ını yemekle meşguller.
Bir de enayi pilotların savaş öyküleriyle yeni Rambo senaryoları üretir miyiz
diye düşünüyorlardır.
Bosna’daki ayıbın sorumlularından biriside dış politikadaki acizliği ile
Butros Galiyi bile geride bırakan Bill Clinton’dur.
Doğrusu bizimkileride anmadan geçemeyeceğiz.
Srebrenica düşerken Balkan semalarından geçen Baba,
“Ne güzel geçen defa Çine uçuyorduk şimdi Adriyatik kıyılarındayız”
diye fos çıkan “Türk Dünyası” tezinden dem vuruyormuş.
Çillerin Orta Asya gezisinden ekranlara taşan ise “Yalım’ın Çilingir Sofrası” oldu.
BOSNA ÖLÜYOR AMA AĞLAYANI YOK…
Kaynak: Milliyet






