Trabzon’da geçirdiğim beş yıllık lisans öğrenimim döneminde ders dışı zamanlarda, üniversite içi ve dışında farklı kurumlarda aktif olarak çalışmaktaydım.
Kampüs içerisinde kulüpler ve üniversite bünyesinde ki bazı birimler ile projeler yürütürken, dışarıda da Ticaret Sanayi Odasına ve çeşitli firmaların çalışmalarına destek oluyordum.
Tahmin ettiğiniz gibi gün içi koşturmacalar da, şehir ve üniversite yönetim birimlerinin arasında geçiyordu.
Her iki taraf ile iletişimde bulunanlar olarak, takipte olduğumuz bazı konular vardı.
(Üniversite-Sanayi İşbirliği, Teknokent, Kariyer Günleri vs…)
Bu projelerin ortak hedefi üniversitede bulunan bilgi, insan, vizyon kaynaklarını bölge sanayicileri ve iş adamları ile buluşturmaktı.
Bu sayede hem endüstriyel sorunlara bilimsel yaklaşımlar sağlanabilecekti, hem de üniversite öğrencilerine maddi ve manevi anlamda bir kaynak oluşmuş olacaktı.
Ama hayallerimde öyle bir proje vardı ki, detayını ekip arkadaşlarım ile paylaştığım zaman bir çoğu heyecanından yerinde duramıyordu.
Nasıl bir projeydi bu?
- Üniversite yönetimi ve şehirde bulunan Ticaret Sanayi odası arasında Genel Sekreter düzeyinde bir istişare kurulacaktı.
- Üniversite yönetimince onay alan ve öğrenim sürecinde öne çıkmış öğrenciler, Ticaret Sanayi Odasının belli birimlerinde part-time olarak çalışmaya başlayacaktı.Bu sayede öğrenci girişimcilerin bakış alanı kampüsten yerele yükselmiş olacaktı.
- İlerleyen süreçte, hem sektör hem de yerel konular hakkında tecrübe kazanan bu öğrenci ekibine, Ticaret Odası içerisinde bir yer tahsis edilecek ve kurumun maddi imkanlarından yararlanmalarında destek olunacaktı.
- Oda Başkanının liderliğinde basına tanıtılan ekibin adı Genç TSO olacaktı.
Bu güçlü destek ve vizyon ile yola çıkan bir ekip neler yapabilecekti.
- Ticaret Odasının sahip olduğu imaj ve isim gücü ile konuk konuşmacılar davet edilerek, öğrencilere yönelik iş dünyası üzerine çeşitli konferanslar düzenelebilecekti.
- Öğrenim sürecinde part-time çalışarak, maddi ve manevi kazanımlar sağlamak isteyen öğrenciler tespit edilecek, Sanayi Odasına bağlı şireketlerden part-time personel çalıştırmak isteyenler ile buluşmaları sağlanacaktı.
- Yerel sorunlara Genç Açılımlar sunulacaktı.
- Mikro Kredi destekleri ile, öğrenci girişimcilerin ticari projelerine(bilişim vs…) katkılar sağlanabilecekti.
Bu ekibin özünde de, TSO Yönetim Kurulunu ve Başkanını örnek almak ve bu örnek alımların genç yansımalarını yerelde göstermek olacaktı.
Peki bunu neden anlatıyorum.
Geçen haftalarda üniversitemin bulunduğu şehirden bir haber aldım.
Genç Girişimciler Kurulu Kuruldu başlıklı haberi biraz inceledikten sonra google da il genç girişimciler kurulu diye bir arama yaptım.
Ve çıkan sonuçları görünce ağzım açık kaldı. 
Şu an da ülkemizin dört bir yanında, yerelde Sanayi Odaları öncülüğünde, ulusalda TOBB liderliğinde İl Genç Girişimciler Kurulları oluşturulmaya başlanmış.
Her ne kadar üniversite gençlerinin bu oluşumun dışında kalmasına üzülmüş olsamda, başlangıç olarak böyle bir kurulun kurulması, beni çok sevindirdi.
Girmeye hazırlandığımız yeni yılda kişisel beklentim şudur ki;
- Tüm İl Genç Girişimciler Kurullarının kendi aralarında yapacakları bir genel kurul ile
Genç TOBB‘ yi oluşturmaları. - Arkalarında Devlet’in ve İş Dünyasının gücünü hissederek daha sağlam ve teşkilatlı, ulusal projelere imza atmaları.
Belki de GENÇ TOBB’a göndereceğimiz GENÇ Bilişimciler sayesinde,
yöneticilere bilişim/internet/e-ticaret/e-haber sektörünün sorunlarını tam olarak anlatamıyoruz yakınmalarından da kurtulmuş oluruz.
Herkese İyi Çalışmalar…






