Hatırlayacaksınız, İran seçimleri’nin hemen sonrasında, sandıkların açılması ile ülke içinde derin bir gerginlik baş göstermeye başlamıştı. Sokaklar genç refomcular ile dolup taşarken muhalif liderlerden seçimin iptaline yönelik açıklamalar yapılıyordu.
Bir yandan seçimin büyük katılım ile gerçekleştiğini ve bu da İran halkının demokrasi başarısı olduğu açıklamasını yapan yetkililer, diğer yandan reformcu ayaklanmalarının bastırılması için gerekli önlemleri almaya çalışıyorlardı.
Alınan önlemler ve genç reformcuların gösterilerini bastırmak için güvenlik güçlerince yapılan girişimler bir anda batının gündemine oturdu.
Gündemin sıcaklığı ve bunun yanında haber kaynağının İran olması, BBC/CNN gibi önde gelen basın kuruluşlarını da heyecanlandırmaya başlamıştı.
İlerleyen günlerde yetkililer tarafından yapılan açıklamalar çok manidardı:
“Seçimler öncesi, gazeteci,muhabir gibi kimliklerle ülkeye giriş yapan bir çok ajan tespit edilmiştir.”
Bu söz üzerine İran da bulunan yabancı muhabirler tek tek sınırdışı edilmeye başlandı ve diğer devletlere İran’ın iç işlerine karışmaması için uyarılar yapıldı.
Basının haber alamadığı yerde reformcular devreye girerek internette kendini göstermeye başladı.
Sosyal Medya içerisinde bulunan bir çok internet kullanıcısının hatırlayacağı gibi, yaşanan bu olaylardan sonra Amerika, Avrupa ile Türkiye’nin de gündemine bir internet sitesi girdi.
Adı Twitter olan bu site, İran seçimleri ile beraber kullanıcı sayısında büyük bir patlama yaşadı ve Türkiye’den de bir çok meraklı kullanıcının ilgisini çekti.

Anlık olarak İrandan durum güncellemesi yaparak, kendilerine yapılan işkenceler ve baskıları anlatan bu kullanıcılar, talepkar basınında desteği ile tüm dünyada inanılmaz bir kamuoyu oluşturdular.
Gündemi yakından takip edenler, yaşanan bu olayların Sosyal Medya araçları ile yeni nesil bir devrim olduğu düşüncesinde karar kılmaya başlıyorlar iken - Sosyal medya kavramı ile yeni karşılaşan kişilerde Obama’nın seçim zaferinde sosyal medya araçlarının yeri konulu videolar ile tanışıyordu.
Ve bu yaşanan olaylardan sonra görüyoruz ki,
ülkelerin değişmesi,
kişilerin yüceltilmesi veya düşürülmesi,
piyasaya yeni çıkan bir ürünün geniş kitlelere duyurulması
vs… gibi bir çok alanda yeni bir araç olarak sosyal medya bugün bütün haşmet ve hoşbehtiyle karşımızda durmaktadır.
Yanlız tam bu noktada, sosyal medyada okur-yazarlık konusu da dikkat etmemiz gereken konular arasında bulunması gerekir.
Yoksa, Friendfeed’ de çok sevdiğimiz sanal dostumuz tarafından bilinçli açılan tartışma ortamlarına, facebook news feedlerimize düşen provakatif videolara kapılarak, batıdan doğuya giden yozlaşma treninin durakları arasında ülke olarak bizlerde yerlerimizi alabiliriz.
Herkese iyi çalışmalar…






