Gündem çok hızlı değişiyor. Orta ölçekli kobilerimiz E-Dönüşüm stratejileri geliştirmeye çalışırken bir anda inovasyon terimi ile karşılaşıyorlar. Katıldığı konferanslarda “İnovasyon nedir” sorusunun cevabını arayan firma sahibi, tam Ar-Ge ekibini kurdum derken kriz kapısına dayanıyor.

Üretimden kısarak maliyet düşürme yoluna giderken haliyle Lüks Ar-Ge departmanın kapısına da kilidi vuruyorlar.

İçine girdiğimiz konjonktürde yaşanan bu baş döndürücü gündem, patronlarımızın kabuğuna çekilmesine ve firma içi sorunların baş göstermesine yol açıyor.

Ama işte tam burada karşımıza yeni bir model çıkıyor KÜMELENME.

Kümenlenme tanımı şu şekilde ifade edilmektedir;
Aynı bölgede ve aynı iş kolunda,
Aynı değer zincirinde faaliyet gösteren,
Birbiriyle işbirliğinde bulunan ve aynı zamanda birbirine rakip olan,
Birbiriyle ilişkili işletmelerin ve onları destekleyici kurumların bir araya geldikleri örgütlenme modelleri.

Kümelenme Öncesi Durum Analizi:

  • Firmalar birbirleri ile rekabet halindeler.
  • Aralarında herhangi bir paylaşım bulunmamaktadır.
  • Rekabet edebilenler ayakta kalır.
  • AR-GE yapanlar ürün yelpazesini genişletir.

Kümelenme Sonrası Durum Analizi:

  • Firmalar birbiler ile rekabet halindedirler.
  • Sürekli bir paylaşım içindeler.
  • Sektöre yeni katılan oyuncuların, eskiye göre ayakta kalması daha kolay.
  • Ortak AR-GE kurulu bulunmaktadır.
  • Küme içinde yapılan Think Tank ler ile yeni politikalar belirlenmektedir.

İçerisinde bulunduğumuz bilişim sektöründe, 20 firmanın bir araya geldiğini hayal edelim ve olanları arkamıza yaslanıp izleyelim.

  • Sürdürülebilirlik için bir sekreterya kuruldu.
  • Kriz dönemi kapıları kapanan Ar-Ge, kümeye hizmet etmek için tekrar oluşturuldu. 20 firmaya ortak çalıştığı için lüks değil gereklilik oldu.
  • Durum analizi ile kapsamlı bir ürün envanteri hazırlandı.
  • Araştırma ekibi Avrasya için hazırladığı raporu firmalara sundu.
  • Yazılım firmaları yurtdışından ihaleler almaya başladı.
  • Önceden birbirleri ile ulus içinde rekabet eden firmalar, kümelenme ile Küresel Rekabete dahil oldular.
  • Artan ticaret hacminin beraberinde getirdiği insan kaynağı ihtiyacı, kümenin içinde bulunan eğitim ve danışmanlık kurumları ile sağlandı.
  • Batı dan doğuya beyin göçü başladı.
  • Makro yurtdışı girişimleri gören mikro girişimciler, e-tohumların dan yükselen dalları ile komşu ülkelerede ulaşmaya başladılar.
  • Kümelenme ile patronların ticaret kültürü de değişti. Artık birbirlerine güvenmeye başladılar.
  • Eskiden firmanın gücü olarak görülen kayıtlı üye sayısı kavramı güven ile birlikte yerini kümenin gücüne bıraktı.
  • Cloud Computing keşfini tamamlayan firmalar, küme içi ortak hesap hizmetini hayata geçirdiler.
  • Artık ülkemiz internet kullanıcıları, küme içinde yer alan firmaların ürünlerine tek bir kullanıcı bilgisi ile erişmeye başladılar. Bu da bir çok yeni projenin hayata geçmesine olanak tanıdı.
    Bu noktada İstanbul Dijital’in planlamış olduğu, Hesabım projesini desteklediğimi belirtmek isterim. Fakat, kurulan bir konsensüs bünyesinde hayata geçmesi ve oluşan üye kapasitesinden doğrudan değil dolaylı yoldan ticari beklenti içerisine girilmesi şartı ile.
  • “Bir elin nesi var Kümenin sesi var”,”Kümenin Gücü Adına” gibi cümleleri bloglar da görmeye başladık. Çünkü uzun süredir kapalı olan youtube kümenin baskıları ile yayına açıldı.

Bu think tank ‘ den sonra bir an nasıl mutlu olduk değil mi?Belki de;

  • Kimimiz youtube açmak istedi.
  • Bazılarımız ortak hesabın apisi ile proje geliştirmeye niyetlendi.
  • Bazılarıda sahibi olduğu emlak/araba/e-ticaret/arkadaşlık/oyun/yemek projesini hangi komşuma uygulayabilirim diye düşündü. Ve kümenin web sayfasından yurtdışı raporlarını açıp okumak istedi.

Ama bir de baktık ki ortada ne küme , ne sözü geçen bir kanaat önderi , nede youtube var.
Peki bize düşen görev nedir?

  • Önce biraz öz eleştiri yapalım.
  • Her kapanan siteden sonra bloglarımızda mızmızlanmayı bırakalım.
  • Kapatmalara karşı yapılan girişimler, nasıl sürdürülebilir bir yapı kazanır bunu düşünelim.(Gerilla tepkiler yapıp dikey yükselme yerine, yatay genişleyip halk nezdinde bilinç oluşturabileceğimiz çözümler üretelim)
  • Mikro düzeyde yaptığımız girişimler ile bilişim kümelenmesine gidilmesine destek olalım.

Bulunduğum kayıktaki görüş alanım dahilinde,  içinde bulunduğumuz kriz döneminde yapabileceğimiz en mantıklı işin bu olacağını düşünüyorum.

“Oturduğun yerden blog sallaması kolay” diyenleriniz vardır belki. Ama eminim, firmalar için kümeyi oluşturmak - Hakan ÇELEBİ’nin bu yazıyı oluşturmasından çok daha kolaydır.
Bu arada kümelenmenin mantığının, 2.0 kültürüne ne kadar çok benzediğini farketmişsinizdir.
Paylaşım, komünite kurma, ortak hareket vs…

O yüzden bende bunun adını Rekabet 2.0 koydum gitti :D

Herkese İyi Çalışmalar…