Son zamanlarda bazı sözlük ve internet haber sitelerinde sıkça karşılaştığım bir ifade var.
- Artık bu ülkede yaşanmaz…
- Türkiyeyi sevmek için bir neden söyleyin.
- Amerika da şu var, amerika da bu var
vs.. vs.. gibi cümleler kurulmakta.
Gayet tabii, herkesin kendi fikridir diyerek de çoğu zaman okuyup geçiyordum.
Ama son dönemlerde bu sözlerin sahibi kişiler, sevenleri soğutmaya, aşağılamaya başladılar.
Hatta, sevmediği yönler varsa bile eleştirmek yerine değiştirme yoluna giden insanları da çok basit sataşmalar ile sindirmeye çalışma operasyonu içine girdiler.
Doğal olarak bu durumda cevap hakkı doğdu ve aklıma şu hikayeyi getirdi.
Bir anne ve 4 yavrudan oluşan bir kuş ailesi varmış. Yavru kuşlar hiç dışarıya çıkmadan yuvada otururlar, anne kuşun getirdiği yemekle karınlarını doyururlarmış. Tabiki günler geçtikce içinde yaşadıkları yuvayı yavru kuşlar bol bol kirletirlermiş.
Pislik içinde, ağlayan yavru kuşlar Annelerine;
“Anne yuvamız çok pis, bizi başka yuvaya götür” derlermiş.
Anne kuşta, kış ortasında büyük zorluklarla yuvayı başka bir ağaca taşırmış.
Ama yavru kuşlar iki gün içinde yuvayı tekrar kirletip yine yuvayı başka yere taşıtırlarmış.
En sonunda anne kuş bakmış ki sorunun yuvalarla ilgisi yok.
Sorun yavrularının kıçlarında. Demiş ki;
“Oturun oturduğunuz yerde! sizde bu boğaz ve sıçıklılık varken biz nereye gitsek aynı oluruz”
Dolmuştum baya sizlerle paylaşmam iyi geldi biraz.
Herkese İyi Çalışmalar…






