Üstteki resimde gördüğünüz gibi her zaman, kısa ve uzun vadeli yapmayı planladığım tüm çalışmalarımı zihin haritam da saklarım. Yaklaşık 1 aydır haritanın bir kolu(mavi çerçeveli olan) beni sürekli kendisine çekiyordu.

Kafamı nereye çevirsem onunla ilgili bir haber / olay / açıklama, hangi eğitime katılsam konuşmacıların o alanda söylemleri vs…

Kolları sıvayıp bir derinlere inelim bakalım neymiş bu işin aslı? Neler oluyor BRIC (Brazilya, Rusya, Hindistan, Çin) ülkelerinde? diyerek kutsal bilgi kaynağımız ekşi sözlüğe girdim…
(Çoğu araştırmaya başlangıç yerimdir : )

Ve karşıma çıkan sonuçlar…

  • türkiye’nin içine girmekte geç kalmaması gereken topluluktur.
  • 21. yuzyilin gucleri olacak olan brezilya (hammadde zengini), rusya (petrol zengini), hindistan* (yetismis isgucu), ve cin‘in (dusuk maliyetli uretim) bas harflerinden olusan kisaltma.
  • 2050 yılında dünya ekonomisine hakim olacak ülkeleri tanımlayan bu terim ilk olarak goldman sachs tarafından kullanılmıştır.

Yazılım sektörü içerisinde bulunmamdan dolayı ismi bana yakın olan Hindistan ile araştırmaya devam ettim.

Hindistan ve Hintli kelimelerinin bende yazılım ile ilişkilenmesi lise3 döneminde (2003) başlamıştı. Isparta firmalarının peşinde “web sayfası yapıyom ben” diye dolaşırken turkticaret.net isimli, o zamanın şartlarında “DEV” diye nitelendirebileceğimiz  bir firma ile tanıştım. Bilgiye ulaşım için gerekli olan dijital telefon hattının bizim eve teğet geçtiği bir dönemde. Bir yandan Counter Strike oyununda cafe 1. si olmaya çalışırken bir yandan da bu işin inceliklerini araştırıyordum. Tabi bu süre içerisinde şehir efsaneleri üretmekten ve yaymakdan da geri kalmıyordum.
Aklıma gelenler…

  • Oğlum turkticaret.net’in Bursada gökdeleni varmış.
  • İstanbuldan - Anadoluya internet ilk oraya geliyormuş. Sonra Anadoluya dağılıyormuş.
  • Turkticaret.net’in en üst çatısında bir sürü hintli çalışıyormuş, şehire çıkmaları yasakmış.

Tabi 2 sene sonra Sönmez AGB deki stajım da gördüm ki, benim turkticaret’in gökdeleni diye hayal ettiğim yer aslında Buttim miş. Ama hala merak ediyorum çatı katında hintli varmı? :)

Şaka bir yana o zamandan bilinç altımda kalan Hintli tabiri:

  • Çok iyi algoritma çözen,
  • Kırmızı noktalı,
  • Aza tamah eden,
  • PHP yi icat eden,

şeklindeydi.

Ama şimdi gördümki, 2003 döneminde ben böyle şehir efsaneleri uydururken deniz ötesi ülkede bulunan birileri bu işin ikinci leveline geçmiş.

O birileri demişki, ben bu insanları niçin çatı katıma getirip kültürlerinden, yemeklerinden, ailesinden uzaklaştırıyorum ki. Kalsınlar kendi ülkelerinde, benim param orada daha değerli. Hem daha az maaş ile daha çok yazılımcı çalıştırırım, hemde kur farkından dolayı onlarında oradaki yaşam kaliteleri yükselir.

Bu bloga konu olan arkadaş üstteki sözü söyledikten sonra ortaya bu tarz görüntüler çıkmaya başlamış.

Bu fotoğrafları bulmak için Google’ a Bangalore kelimesini yazdım.
Bangalore Nedir?
Neye İyi Gelir?
Önemi Nedir?
Kaça Ayrılır?
Hangi Boşlukları Doldurur ve Hangi Boşlukları Yaratır?
Yazları Sıcak ve Kurak, Kışları Ilık ve Yağışlımı Geçer?

Tüm bu soruların cevaplarını diğer yazıda sizlerle birlikte ben de öğreneceğim.
İyi çalışmalar…

Bu arada O arkadaşımız halen daha, “bizim memleketimiz artık üzerinde durduğumuz gezegenimiz, kültürümüz tüm dünya kültürünün birleşimi” gibi cümleler kurmakta.

Gel tabiki başımızın üstünde yerin var, ama kapıda ayakkabılarını çıkarda gir.