(Tam bu yazıyı yazarken TURKÇ kanalında bir klip çıktı ağzım açık izledim :D abartmıyorum tam bir saat nette aradım sonunda buldum sizede tavsiye ederim güzel konuya değinmiş ÖzgürB - Yalan Kutusu)

Eveett biz gelelim alıcı satıcı arasına girme stratejilerimizin ikinci bölümüne. İlk bölümde dünyamız üzerinde yaşayan varlıkların temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerçekleştirdikleri etkiye karşı, bir ticari zincir tepkisi ortaya çıktığından bahsetmiştim.

Bu zincir, birbiri ile bağlantı olarak yeni sektörlerin oluşmasına yol açtığına değindik ve bunu güzel bir örnek ile modelledik.

“İşin mi yok Hakan bırak alıcı da satıcı da durumundan memnun şimdi başımıza iş çıkarma”.  gibi bir cümle kuranları buraya yönlendiriyorum. Arabanız kalkmak üzere :D

Biz de Araya Girme Projelerini incelemeye devam edelim.

Adını “Araya Girme Projeleri” koyduğum çalışmaların en güçlü özelliğinin her iki tarafında işlerini kolaylaştırması olduğunu söylemiştim.

Örneğin ben Beykoza yeni taşınan biriyim ve evlerin çok olmasından dolayı sokaklarda kafam havaya bakık ağzım açık dolaşmayı istemem. O yüzden gidip emlakçının kapısını çalıyorum. Emlakçı arkadaş gelip, bana göre olan evi gösteriyor daha sonra ev sahibi ile beni buluşturuyor.

Eğer emlakçı diye bir meslek olmasaydı benim ev bulmam, ev sahibinin de kiracı bulması zor olacaktı. Dolayısıyla arasına girdiği her iki tarafıda memnun eden bir meslek bu şekilde ortaya çıkmış oldu.

Yazının ilk bölümünde verdiğim örnekteki tarlaya yemek getiren köylüde aynı mantıkla çalışmalarına başlamışdı. Tarlada çalışan köylü uzaklıktan dolayı köye dönüp yiyecek alamıyordu, köydeki yemek satıcısıda tarladaki müşterileri hedef kitlesi dışında görüyordu. Girişimci köylünün tarlaya servis yapmaya başlaması ile hem tarladaki köylülerin işi kolaylaştı hemde yemek satıcısı için yeni bir pazar oluştu.

Ana mantığın araya girdiğiniz her iki tarafın yükünü hafifletmek olduğunu anladığınızı düşünüyorum ve reel sektörden çıkıp, bizim SANAL SEKTÖR’ e geçiyorum.

Sanal dünya hakkında geçen konuşmalarımızda hepimizin hem fikir olduğu bir başlık var oda internetin hayatımızı ne kadar çok kolaylaştırdığı ne gibi fırsatlar getirdiği.
Bu kolaylık sayesinde Araya Girme Projeleri kendini en çok internet dünyasında gösteriyor.

Her gün kullandığımız Google bu projelere en güzel örnek. Siz alıcısınız ve bir fotoğraf makinesi alma düşüncesindesiniz, bende alışveriş sitesi sahibiyim.
Aynı ev arama örneğinde olduğu gibi büyük internet dünyasında, benim sitemin adresi duymadan, tanımadan doğrudan yazmanız imkansız.
Belli yerlerde reklamlar yaparsam ve sizin aklınızda markamı bırakabilirsem ancak o zaaman gelip doğrudan sitemin adresini yazıp girebilirsiniz.Bu hem satıcı olan benim işimi zorlaştırıyor hemde alıcı olan sizin.

Bu zorluğu gören google devreye giriyor ve hazırladığı arama motoru ile sizi en kolay yoldan sonuca ulaştırıyor.Google amcamız bilmeden de olsa ticaret fitilini ateşlemiş oldu.

Şu anda hepimizinde bildiği gibi Google’ da ön sıralara çıkma yarışı var. Yanlız bu yarışta öne çıkmayı hedefleyen firmalar sitelerinde bazı özellikleri geliştirmek zorundalar. Kısacası burada da teknik anlamda bir zorluk yatıyor. Bu zorluğu gören konusunda bilgili girişimciler devreye giriyor ve yeni bir proje ortaya çıkıyorlar. 
İşte şimdi roller değişti.
Yeni rollere göre Google üst sıralarını pazarlayan bir satıcı, alışveriş siteside ön sıraları alan bir müşteri haline geldi. Aracı olan kişide alışveriş sitesinin ön sıralarda görünmesine yardımcı olacak teknik destek ekibi. SEO (search engine optimization)

Şimdide ülkemizden güzel bir Araya Girme Projesi örneğini vermek istiyorum.
YemekSepeti.com
2000 li yıllarda internetteki fırsatları görerek geleceğe yatırım yapan firmalardan birisidir. Kurulduğu dönem itibari ile böyle bir gelir modeline sahip projenin tutması imkan dahilinde değil iken şu anda uluslararası yatırımcı firmaların dikkatini çeken yapıya gelmesinin nedeni tamamen sahip olduğu iki tarafın işini kolaylaştırma yöntemine dayanıyor.

Siz ofisinizde iken karnınız acıktığı zaman telefondan sipariş veriyorsunuz fakat sipariş her seferinde istediğinizden farklı geliyor.
Veya her siparişinizde  “Ben sipariş vericektim de” cümlesini kurmaktan bıktınız.
Veya veya her seferinde ofisinizin adresini tekrarlamaktan bıktınız.

Yada kendimizi işletme sahibinin yerine koyalım. Her seferinde telefonda menü saymaktan bıktınız. Yada müşterilere kendinizi yeterince tanıtamama sıkıntısı çekiyorsunuz.

Bu zorlukları gören yemeksepeti.com devreye giriyor ve hem alıcı hem satıcının işini kolaylaştıracak web girişimini yayına sunuyor. Günümüze kadar büyüyerek yoluna devam eden bu girişimin değeri $15 milyon gibi büyük rakamlara ulaşıyor.
Kendim adına söylüyorum otobüse binerken-inerken, alışveriş yaparken, seyahate çıkarken, tv izlerken kısacası her anımda bu saydığım örneklerdeki gibi bir “Araya Girme Projesi” düşünüyorum. Ve bu bloguda daha önce yazdığım sözümle bitirmek istiyorum…

“Etrafınızı çok iyi analiz edin. İnsanların ihtiyaçları belirleyin. Sahip olduğunuz yetenekler ile çakışan bir bölüm varsa hemen fikri projelendirin.”

Herkese iyi çalışmalar…

Popularity: 1% [?]