Gözlerim dalıyor uykuya soluk bir istanbul sabahında.
Hani diyorum bir buluşsak, bir görsem seni rüyalarımda.
Ama rüyalarda acı veriyor bu saatten sonra görülen zamanlarda.


Keşke zamanı geri alabilsek, keşke rüyaları geri sarabilsek diyorum hep içimden.
Zaman geri alınıyor, rüyalar geri sarılıyor gülüm ama açılan yaralar kapanmıyor.


Çivi tahta hikayesini düşün, her hatada çivi çakılıyor. Düzeltince çıkarılıyor.
Diyoruzki "ne var bunda" bizde çakıyoruz sonra çıkarmasınıda biliyoruz.


Ama bizimki farklı gülüm.
Biz çivilerimizi tahtaya değil kalplerimize çakıyoruz.
Çıkardığımız zaman akan kanlar her saniye bizi eritip bitiriyor.


En çok neyi özlüyorum gülüm biliyormusun?
Otobüs beklerken hani kafamı omzuna koyup ojelerin bahanesi ile elini tuttuğum zaman varya,
hatta seninde başını bana yaslaman bana destek veriyordun sanki ozaman.


O an evet diye bağırıyor insan içinden.Evet işte bu.
Hayallerini kurduğum filmin kadın başrol oyuncusu bu.


Bu işte, şu an yanında ve sana bakıyor.
Onunda gözlerinde bu çok uzun metrajlı filmde beraber başrol oynama isteği okunuyor.


İnsanoğlu işte böyle be gülüm. Çok istediği bir şeyi hep özlemek zorunda kalıyor.
Çünkü insanoğlu sevdiğinin varlığında bilemediği kıymeti.
Yokluğunda acı çekerek arıyor.


Neyse gülüm sabah oluyor güneş doğuyor. Anlayacağın koşturmacalarımız yine başlıyor.
Ve artık bize büyük görev düşüyor.
Çünkü ikimizde kan kaybediyoruz ve ikimizde tükeniyoruz.


Ama bak güzel bir haberim var.
Hani demiştim ya sana, biz yaramaz çocuğun çaktığı çivileri cansız oduna değil,
canlı kalplerimize çakıyoruz diye.


Cansız odun kapatamıyor ama bizim canlı kalplerimiz o delikleri kısa zamanda kapatıyormuş gülüm.

YETERKİ BİZ BU SÜREDE HEM DAHA ÇOK ÇALIŞIP HER İKİ KALBİ DOLU TUTMASINI
HEMDE YENİ YARALAR AÇMAMAYI BİLELİM.


YADA BIRAKALIM SON DAMLASINA KADAR YOK OLUŞUMUZU SEYREDELİM.


Hakan ÇELEBİ 12 Ağustos 2008 , 05:30
Free Hit Counters
visitor stats